POŞET YASAĞININ ETKİLERİ

POŞET YASAĞININ HALKA VE ÜRETİCİYE ETKİSİ.

Poşet Yasağının Halka ve Üreticiye Etkisi

Avrupa Birliği’ne uyum yasaları kapsamında hayatımıza giren ve doğaya zarar veren naylon poşet kullanımı azaltmayı hedefleyen poşet yasağında sular durulmuyor. Sektör temsilcileri naylon poşet kullanımın azalması halinde sektörde işsizliğin oluşacağını söyledi. 1 Ocak 2019’dan itibaren hayatımıza giren alışverişte poşet yasağında sektör temsilcilerinden açıklama geldi. Yasaya göre doğada çözülmesi yüzlerce yıl alan naylon poşetlerin kullanımın azaltılması için alışverişlerde 25 kuruşa satılması kararlaştırıldı.

Plastik poşetlerin ücretlendirilmesine ilişkin düzenlemeyi bazı lobi çevrelerinin kendi algı oyunları için kullandığını belirten Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün:
“36,5 milyar dolar cirosu olan ve 30’dan fazla sektörü besleyen bir sanayiye kötü çocuk muamelesi yaptıramayız” dedi.

Ancak uygulamanın hayatımıza girdiği günden bu yana konu ile ilgili sular durulmuyor. Son olarak poşet üreticileri yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Bilinçli tüketimi teşvik eden her türlü uygulamayı desteklediklerini fakat uygulamanın ‘toptancı’ olduğunu belirten Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Selçuk Gülsün, sektördeki üreticilerin kaygılarını ve uygulamada yapılması gereken düzenlemelere ilişkin önerilerini anlattı.

On Bin Kişi İşsiz Kalacak

Poşet kullanımın azalması ile sektör ve bu sektörde çalışanların zor günler yaşayacağını belirten Eroğlu şu ifadeleri kullandı: Bugün Türkiye’de poşet üretimi yıllık 200 bin ile 300 bin ton arasındadır. Bu üretim aşamasında aşağı yukarı 20 bin kişi çalışıyor. Poşet kullanımı yüzde elli düştüğünde 10 bin kişi de işsiz kalacak. Bu uygulamanın böyle kaçınılmaz bir yönü de var. Poşeti üreten sanayi firmaları yatırımlarını yaparken bir-iki yıllık değil altı-yedi yıllık yatırımlar yaparlar. Yeni yatırım yapmış işletmelere birkaç sene sonra dönüp, oyunun kuralları değişti deniyor.

Oyunun Kuralları Değişti

Poşet üretenlerin kimler olduğu PAGDER‘de kayıtlıdır. Bu üreticilere yeni ürünlere geçebilmeleri için bir dönem teşvik uygulamasının yapılması gerekiyor. Madem oyunun kuralını değiştirdik, insanların işsiz kalmaması için verilecek destekle yeni üretim alanları açabilmelerinin sağlanmasını talep ediyoruz.

“Plastik Poşet”, Kullan-At Toplum Düzeninin Günah Keçisi Yapıldı

Kendi ağırlığından 1.000 kat daha fazla ağırlık taşıyabilen, hafif, hijyenik ve su geçirmez olan plastik poşetlerin kullan-at toplumların sembolü haline getirildiğini ifade eden Selçuk Gülsün, bu neden ile kullanımının azaltılmasına yönelik Avrupa Birliğinde de, düzenlemelerin mevcut olduğunu ancak bizdeki son düzenlemenin AB’deki düzenlemeyle uyuşmadığını belirtti.

Şu Çok Net: Plastik Poşetleri Geri Dönüştürebiliriz

“Doğaya bırakmak yerine plastik poşetleri geri dönüştürmeliyiz” diyen PAGDER Başkanı, Sayın Gülsün:
“Yönetimler, hijyenik olmayan file ve bez çantadan çok, atık yönetim ve geri dönüşüm sistemlerinin iyileştirilmesine, hatta süpermarketler de poşetten kar elde edeceğine, depozitolu sistemleri uygulamaya başlasalar daha efektif olur kanaatindeyiz. Her süpermarket, AB’de uygulanabildiği gibi depozitolu poşet geri dönüşüm kutuları yerleştirsin” ifadeleriyle devam etti.

Poşet Üreticisi Yorumladı: Plastik Poşet Düzenlemesi En Çok Kime Yaradı?

1 Ocak 2019 itibarı ile yürürlüğe giren plastik poşet düzenlemesini yorumlayan bir poşet üreticisi, düzenlemenin çevreyi korumak için değil daha fazla vergi almak için yürürlüğe sokulduğunu iddia etti. Yürürlüğe giren uygulamaya göre marketler, müşterilerine ücretsiz poşet veremeyecek. Tüm vatandaşlar, marketlerden aldıkları poşet başına 25 kuruş ödemek zorunda kalacaklar. Resmi açıklamalara göre bu uygulama, plastik poşet kullanımını azaltmak için getirilmiş çevreci bir düzenleme. Peki gerçekten de öyle mi?

Ekşi Şeyler’de konuyla ilgili bilgisini ve yorumu açıklayan bir poşet üreticisine göre uygulama, çevreci bir düzenleme olmaktan fazlasını ifade ediyor. Günümüzde üretilen poşetlerin o kadar da çevre düşmanı olmadığını belirten üretici, içine konulan maddeler sayesinde plastik poşetlerin 6 ay ile 1 yıl aralığında toprakta eridiğini belirtiyor.

Ancak bu noktada üreticilerin kullandığı maddeler büyük önem taşıyor. Maliyetleri kısmak için düşük kalitede üretilen poşetler doğada çok daha uzun sürede yok oluyor ve gerçekten de çevre düşmanı olabiliyor. Üreticiye göre devlet, gerçekten çevreci bir düzenleme isteseydi poşet üreticilerine denetim getirebilirdi.

Devletin ekonomik sıkıntılar nedeni ile vergileri sürekli olarak artırdığını söyleyen üretici, plastik sektöründe milyar dolarların döndüğünü, bu nedenle devletin bu düzenleme ile sektöre yeni bir vergi getirdiğini belirtiyor. Tamam da devlet bu düzenlemeden nasıl gelir elde ediyor? Üretici, düzenlemenin ekonomik yanını şu şekilde özetliyor; 1 kilogram ağırlığındaki plastik poşet paketinde ortalama 160 plastik poşet bulunuyor. Bu paketlerin fiyatı ise 13-16 TL arasında değişiyor. Marketlerde poşetlerin tanesinin 25 kuruşa satılması, bir paketten 40 TL gelir elde edilmesi anlamına geliyor. Üstelik poşet başına 15 kuruş vergi alan devlet, paket başına 24 TL gelir elde etmiş oluyor.

Poşet üreticilerinin zaten hammadde alırken ve toptan ürün satarken vergi ödediğini hatırlatan üretici, düzenleme ile birlikte perakende satış için de ciddi bir vergi ödeneceğini söylüyor. Üstelik artık para karşılığı satılan ürünler olduğu için poşetlere de barkod basılması gerekiyor ve bu barkod fiyatları 2 bin TL’den 10 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.

Kısacası yeni düzenlemeden halk kadar poşet üreticileri de memnun değil. Ekşi Şeyler’de konuyla ilgili yorumlarını belirten plastik poşet üreticisi, düzenleme ile birlikte marketlerin poşetlere verdikleri parayı artık havaya atılan bir para olarak görmediklerini söylerken, poşet tüketiminin azalmasının sektörü olumsuz etkileyeceğini belirtti.

Biyobozunur’dan Kimsenin Haberi Yok

“1980’lerden beri dünyada marketlerde kullanıma giren, biyobozunur plastik poşetler var, ancak böyle bir gerçek yokmuş gibi hareket ediliyor” şeklinde sözlerine devam eden Selçuk Gülsün:
“Tabii ki arzu edilen plastik poşetlerin geri dönüştürülmesi, ancak biyobozunur ürünlerin yasal düzenlemelerde aynı AB’de olduğu gibi ücretlendirilmemesi gerekir” dedi.

Tüm Sektörün Kötü Çocukmuş Gibi Muamele Görmesi Kabul Edilemez

Selçuk Gülsün ardından şu açıklamalarda bulundu:
“Plastik işleyicileri 30’dan farklı sektörün verimlilik ve karbon ayak izi azaltma hedeflerine katkı sağlıyor. Otomotiv, medical, ileri teknoloji içeren plastikler, yeni nesil inşaat malzemeleri, elektrik-elektronik ve inovatif ambalaj gibi 30’dan farklı sektör 21. yüzyılın malzemesinden istifade ediyor. Zira bu yüzyılda verimli, ekolojik ve hijyenik bir malzemeden yararlanmayan veya buna duyarsız kalan bir sektör ayakta kalamaz.

Plastik borular olmasa sıhhi altyapınız çöker. Kablolama olmasa elektrik altyapınız ve internetiniz çöker. Plastik medikal malzemeler olmasa hijyeniniz çöker. Bu çöküş örnekleri saymakla bitmez.

Bu sektör hammadde üreticisi, mamul üreticisi, makine ve ekipman üreticisi ile bu yıl 7 milyar dolar ihracat hedefliyor. Geçen yıl 6,2 milyar dolar doğrudan ihracat yapıldı. Dolaylı ihracat 12 milyar dolar. 330 bin kişi istihdam ediliyor 7.500 işletmede. İşleme kapasitesi olarak Dünya’da yedinci ve Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla koskoca sektörü algı oyunları ile karalamaya çalışmak yenilir yutulur bir iş değil.

Ben bu noktada kamuoyunun bu tür gündeme itibar etmemesini, gerçekleri göz önünde bulundurmasını arzu ediyorum. Kamunun da sağduyu ile imalatçıları dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Belli sektörleri etkileyecek düzenleme yapılırken, o sektörün görüşlerine de kulak verilebilmeli.

Örneğin son poşet düzenlemesinde kanun değişikliği yapıldıktan sonra birçok kere tekrar düzenlemeler yapıldı. Neden? Zira öngörülemeyen, cevabı bilinmeyen konular açıkta bırakılmıştı. Bugün de hali hazırda açıklıklar var. Mesela Avrupa Birliği’nde, 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken, Türkiye’deki mevzuatta bu neden dikkate alınmıyor anlaşılır gibi değil. Yine AB’deki yasal düzenleme 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarını kapsıyor. Bizim düzenlemede bu husus da dikkate alınmadı. Yani mahalle esnafından alınacak poşet için de ücret ödenecek.

 

Bu halde mağazada alışveriş yaparken kullandığımız poşetten de devlet gelir elde etmek istiyor o zaman diye düşünüyoruz. Bu kez söz konusu düzenleme çevre hassasiyeti ile mi yoksa gelirlerin arttırılması hassasiyeti ile mi yapıldı soru işaretleri oluşuyor.

Diğer taraftan toplanacak fonun nasıl değerlendirileceğine, atık yönetim sisteminde ya da geri dönüşüm sistemimizde hangi projelerin devreye alınacağına dair en küçük bilgi yok. İşsiz kalan insanlar, işlemeyen boş kalan makinalar ne olacak, bu projelerden söz eden olmadı. Bu sektörde imalat yapan işletmelere nasıl bir geçiş projesi planlandı bu konuda da bilgi yok. Dolayısıyla, sağduyulu hareket etmekte fayda görüyoruz. Bir düzenleme yapılırken, kervan yolda dizilir anlayışı ile hareket etmek ülkeye fayda değil zarar getiriyor.”

PAYLAŞ