AVRUPA BİRLİĞİNDEN PLASTİK YASAĞI HAZIRLIĞI

GERİ DÖNÜŞÜM KONUSUNDA TÜRKİYE, İNGİLTERE'DEN EN FAZLA PLASTİK ATIK İTHAL EDEN İKİNCİ ÜLKE KONUMUNA GELMİŞ DURUMDA.

Türkiye İngiltere’den Plastik Atık İthal Eden 2. Ülke Konumunda

Geri dönüşüm konusunda Türkiye, İngiltere’den en fazla plastik atık ithal eden ikinci ülke konumuna gelmiş durumda. Peki nasıl oldu da Türkiye, geri dönüşümün en önemli malzemesi olan plastik atıkları bu kadar fazla ithal edebilecek duruma geldi? Bunun en büyük nedeni Çin’in almış olduğu bazı kararlar. Malezya ilk sırada yer almakta fakat hükümetin planı gelecek 3 yıl içerisinde plastik atık alımını kademeli olarak azaltıp 3 yılın sonunda tamamen alımı bitirmek.

Burada ithal edilen plastik atığın, içeriğinin çok önemli olduğunu belirtmekte fayda var. Bildiğiniz gibi dünya kapalı bir sistem, yani insanların tüketimi sonucunda ortaya çıkan plastik atıklar bir ülkeden başka bir ülkeye geçse dahi ortadan kalkmış olmuyor. Bu noktada, geri dönüşümün dünyamız için ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Esasen 3R prensibi (Reduce, Reuse, Recycle ‘Azalt, Tekrar Kullan, Geri Dönüştür’) gereği tüm insanların tüketimlerini azaltması, kullanabilecekleri ürünleri tekraren kullanmaları ve artık kullanılamayacak hale geldiğinde de geri dönüştürmeleri gerekiyor. Kısacası, atıkların büyük bir kısmı tekrar insanlığın hizmetine sunulabilecek kaynaklar olarak görülmeli. Yakın zamana kadar Çin’de yaşanan ve şimdilerde de Güneydoğu Asya ülkelerinde görülen durum ise daha farklıydı. Bu ülkelerin kendi plastik atık geri kazanım sistemleri yetersiz ve ithal ettikleri plastik atığın büyük kısmı da geri dönüştürülemez malzemelerden oluşuyor. Türkiye’de eğilim ise biraz daha farklı, özellikle gelişmiş ülkelerden gelen ve iyi ayrıştırılmış plastik atıklar burada geri dönüşüm sonrası piyasaya sürülüyor. Türkiye gibi dünyanın en büyük plastik işleme kapasitelerinden birine sahip bir ülkenin, özellikle de petrokimyada dışa bağımlı yapısı ile birlikte alındığında, bu tarz alternatif kaynaklara olan ihtiyacı daha da göz önüne çıkartıyor. Sonuç olarak özetlemek gerekirse, Türkiye’nin aldığı plastik atık geri dönüşüme uygun olduğu sürece bu ekonomimiz ve insanlık için olumlu bir gelişmedir.

En baştan başlamak gerekirse; İngiltere son birkaç yıldır plastik atıklarının tamamına yakınını Çin’e ihraç ediyordu. Ancak bir yıl kadar önce Çin, yurt dışından plastik atık alınmasını yasaklayan yeni bir yasa çıkardı. Bu yasa, her yıl yüz binlerce ton plastik atık ortaya çıkaran İngiltere’de plastik atık dağları oluşacağı şeklinde yorumlandı. Bu plastik atıklar aslında birer kaynak ve değerli hammade olarak değerlendirilmeli. Eğer ki geri dönüştürülmeye uygun olmayan plastik atıklar geliyorsa, şüphesiz gerekli kontroller ile tespit edilmeli ve bu tarz ithalatlar engellenmeli. Fakat unutulmaması gereken konu, geri dönüşüm firmalarının bu plastik atıkları para vererek ithal ettikleri gerçeği. Yani bu firmaların üstüne para vererek geri dönüşümü mümkün olmayan ürünleri aldığını düşünmek gerçekçi değil.

Ancak İngiltere’de plastik atık dağları oluşmuş değil. Zira Çin’in çekilmesiyle ortaya çıkan boşluk, diğer ülkeler ile kapatılmış durumda. Başta Malezya ve Türkiye olmak üzere pek çok ülke, geri dönüşüme katarak gelir elde etmek için İngiltere’den plastik atık almaya başladı. Malezya, İngiltere’den 100 bin tonun üzerinde plastik atık ithal ederek listede birinci sırada bulunuyor. Türkiye ise 2017-18 döneminde İngiltere’den 80 bin ton plastik atık ithal ederek ada ülkesinden en fazla plastik atık alan ikinci ülke konumunda bulunuyor. Bu plastik atıklar, işlenerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Böylece plastik, petrolün işlenmesine göre daha ucuza elde edilebiliyordu.

Malezya’nın gelecek planları arasında İngiltere’den alınan plastik atık miktarının azalması bulunuyor. Nedeni ise, ülkede bu kadar plastik atığın geri dönüştürebilecek tesisin bulunmaması. Bu durum Türkiye’nin, plastik atık ihracatı konusunda İngiltere’nin bir numaralı müşterisi olabileceği anlamına geliyor. Çin ve Malezya’nın durumu birbirinden oldukça farklı, Çin kendi ülkesinde ortaya çıkan çevre sorunlarına odaklanmayı hedef olarak koydu. Bu noktada da yeterli ayrıştırma yapamadığı ve bu sebeple de ekonomik bir değer olarak görülmeyen plastik atıklarını zorunlu yoldan da olsa daha cazip hale getirmek için, ayrıştırılmış atık ithalatının önünü kesmiştir. Ayrıca Çin, uzun yıllardır geri dönüşüm endüstrisine sahip olduğu için sektörün bu ithalat yasağı karşısında ayakta kalabilir. Malezya’da ise atık ayrıştırma için yeterli altyapı olmamasının yanı sıra, geri dönüşüm için de yeterli kapasitesi yoktur. Bu sebeple ithal edilen atıkların sadece ufak bir kısmı etkin bir geri dönüşüme tabi tutulabilmektedir. Bu plastik atıkların birikmesi sebebiyle yasaklama yoluna gidilmesi düşünülmektedir. Türkiye de, Çin’de olduğu gibi kendi atığını ayrıştırma konusunda çok etkin bir altyapı kuramamıştır. Öte yandan, geri dönüşüm sektörü gelişebilmek için ayrıştırılmış plastik atıklara ihtiyaç duymaktadır. Türkiye’ye getirilen plastik atıkların geri dönüşüme uygun olmayan fire oranı çok düşük olduğu için bu tarz bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmamaktadır.

 

Türkiye’de, plastik atıkların kaynağında ayrıştırılması hususunda yeterli eğitim ve altyapı henüz yoktur. Bu sebeple plastik atıkların ufak bir kısmı geri dönüşüme uygun hale getirilebilmektedir. Öte yandan, yılda 7 milyon tona yakın plastik hammadde ithal eden bir ülkede tüm plastik atıklar geri dönüştürülüyor olsa dahi ithalatın önü kesilmemelidir. Bertarafı için üstüne para verilen tehlikeli atıklar bulunmakla birlikte, plastik atıkların tamamı çok rahat bir şekilde alıcı bulunabilmektedir.

BBC kaynaklı, İngiltere’den en çok plastik atık ithal eden ülkeler grafikle gösterilmiştir. Gelecekte neler olacağını bekleyip göreceğiz.

Kaynak: PAGDER, BBC

PAYLAŞ