ÇOCUKKEN SOKAKTA KAR YAĞDIRDIĞIMIZ O KÖPÜK

Gelin tanıyalım kar yağdıran köpüğümüzü.

Hepimiz istisnasız çocukken, eve yeni gelen bir eşyanın kutusundan o beyaz koruyucu köpüğü çıkartıp parçaladık. Bazen sokağa atılmış bir şekilde bulur, bütün arkadaşlarımız ile sokakta kar yağdırırdık. İlginçtir ki, bu da bilmediğimiz bir plastik formlarından biri aslında. Gelin tanıyalım kar yağdıran köpüğümüzü.

Kalem, elektrikli ekipman ve oyuncak gibi pek çok gündelik obje polistiren adı verilen bir malzemeden oluşur. Bu çeşitlilik, nispeten sade bir moleküler yapıdan oluşur. Her biri bir fenil grubu olarak bilinen altı karbon atomlu bir halkaya bağlı uzun bir karbon atomu zinciri. Pentan veya karbon dioksit gibi bir gazla genleştiğinde, paketleme ve yalıtım için ideal hafif,köpük benzeri bir yapı meydana gelir.

Polistiren bileşiği ilk olarak 1839’da Berlin’de bulunan Eduard Simon tarafından tanımlandı. Ağacın reçinesinden stirol adını verdiği yağlı bir maddeyi izole eden Simon, zamanla bu maddenin bir jöle yoğunluğuna ulaştığını gözlemledi. Daha sonra Hermann Staudinger, bu maddenin bir monomer, yani ısı ile plastik bir polimer oluşturmak için diğerleriyle birleşen bir molekül türü olduğunu keşfetti. Polimerizasyon işlemi, uzun zincirli bir molekül oluşturmak için tekli stirol birimlerini bir araya getiriyordu.

Bu malzeme, 1930 yılında BASF (I. G. Farben) şirketinde çalışan Carl Wulff ve Eugen Dorrer’in polistirenin ham petrolden ekonomik olarak üretilmesini sağlayacak bir yöntemi patent altına almasına kadar birkaç alanda kullanıldı. İkili, polistireni tepkime kabından pelet olarak çekmek için ısıtılmış bir tüp kullandı. Küçük ölçekli üretim 1931’de başladı. Erken polistirenler kırılgandı, ancak katkı maddelerinin kullanımı ile pratik plastikler hızla gelişecekti.

Genleştirilmiş polistiren (Strafor, yapay köpük) 1954’te icat edildi. Su geçirmez bir izolatör olarak, içecek bardakları ve gıda ambalajı için en çok kullanılan malzemelerden biri haline geldi. Ekonomik olduğundan dolayı evlerden oyun konsollarına kadar hemen her şeyi üretmek için kullanılmıştır.

Polistren, monomer haldeki stirenden polimerizasyon ile üretilen bir polimerdir. Petrolden elde edilir. Plastik endüstrisinde daha çok PS kısaltması ile kullanılır. Oda sıcaklığında, polistiren katı halde bir termoplastiktir, fakat enjeksiyon (akıtma) veya ekstrüzyon (plastiğe şekil verme tekniği) yolu ile işlenirken yüksek sıcaklıklarda eriyik hale getirilir. Daha sonra soğutularak tekrar katılaşması sağlanır.

Fiziksel Ve Kimyasal Özellikleri

Geri dönüşüm kodu 6’dır. Yoğunluğu 1.03-1.06 gr/ml arasında değişir. Maksimum sıcaklık dayanımı 70°C’dir. Rigit ve köpük olabilen, çok yönlü ve amaçlı kullanılan bir plastiktir. Oldukça sert, kırılgan ve parlaktır. Nispeten düşük erime noktasına sahip çok pahalı olmayan bir reçinedir. Polistren hızlı yanar, kuvvetli gaz kokusu yayar, önemli miktarda kurum üretir. Asetonlu ortamda hızla kabarır. UV ışınlarına iyi direnç gösterir, iyi darbe ve gerilme direnci, düşük fiyat ve işleme kolaylığı vardır. Asit alkali ve tuzlara karşı da üstün bir direnç gösterir. Erime sıcaklığı 210 – 250 oC’dir. Özgül ısısı 1,34 kg/kg oC’dir. 1 kg plastiği eritmek için gerekli ısı 268 kj/kd’dır.

 

Kullanım Alanları:

İzolasyon malzemesi olarak, ince cidarlı kaplarda, soğutma kulelerinde, boru köpük, kauçuk, çeşitli aletler, otomobil parçaları, paneller ve elektronik aletlerin plastik aksamlarında yaygın olarak kullanılır. Tek kullanımlık bardak, tabak, yoğurt kapları, ayran kaplarında sıklıkla kullanılır. Genetik ve moleküler biyolojinin en temel uygulamalarından biri olan hücre kültürlerinde kullanılan kapların yapısında bulunur.

PAYLAŞ