DÜNYANIN İLK OKYANUS TEMİZLEME MAKİNESİ ÇALIŞMAYA HAZIR

“Tamam, temizleyemiyoruz yapabileceğimizin en iyisi daha da kötüleştirmemektir.”

Bilim adamları pasifik okyanusunda bulunan, gezegenin en büyük plastik atık kütlesini temizlemek için dünyanın ilk makinesini çalıştırmaya hazırlanıyor. İlk başta bir genç tarafından hayal edilen sistem, bu yaz Hawaii ve California arasındaki “Büyük Pasifik Atık Yaması’na” gönderilecek ve tahmini 1,8 trilyon plastik parçasını, geri dönüşüme kazandıracak. Yamada 1997 yılında keşfedilmesinden bu yana ilk kez denenecek.

Uzmanlar, makinenin beşik kısımdaki yaklaşık 40.000 metre olan yamadaki detritusun yarısını toplayabileceğini öngörüyor. Geçtiğimiz Nisan ve Mayıs ayları boyunca, deniz yüzeyine oturacak ve makinenin iskeletini oluşturacak dev tüpleri bir araya getirerek meşgul olmuşlardı. “Büyük Pasifik Atık Yaması” (BPAY) 617.763 kilometrekarelik bir alana yayılıyor. Fransa’nın iki katından daha büyük ve geçen ay bulunan araştırmada en az 79.000 ton plastik bulunuyor. Çoğunluğu yasadışı balıkçı gemilerinden ağlar ve halatlar gibi terk edilmiş ve kaybolan olta takımı parçaları olan “hayalet teçhizat” dan oluşuyor.

Bilimsel araştırmalara göre bu “hayalet ekipmanlar” her yıl 100.000’den fazla balina, yunus ve fok öldürüyor. İnsan faktörünün olayları ne kadar değiştirdiğini söylemeye gerek yok sanırım. ABD merkezli Plastik Okyanuslar Vakfı’na göre her yıl okyanuslarımıza 8 milyon tondan fazla plastik atılıyor.

 

Kullanıcılar olarak, bizim hatalarımız ve dikkatsizliklerimiz yüzünden dünyada plastik parçaların yüzde 90’ı kadarı asla geri dönüşüme giremiyor. Pasifik’teki bu en büyük atık kütlesinin üstesinden gelmek için kullanılacak bu sistem, Hollandalı mucit Boyan Slat’ın 18 yaşında bir havacılık ve uzay mühendisliği öğrencisi olarak kurduğu, The Ocean Cleanup adlı kar amacı gütmeyen bir teknoloji şirketi tarafından tasarlandı.

“Plastik atık sorunu her dönemde çözülmez bir şey olarak anlatıldı. Hikâye her zaman “Tamam, temizleyemiyoruz yapabileceğimizin en iyisi daha da kötüleştirmemektir. Bu çok sinir bozucu bir mesaj,” dedi Slat. “Asıl umudum, bu yüzyıldaki okyanus temizliğinin, işleri daha iyi hale getirmek için teknolojiyi kullanmamızın bir sembolü olabilir” dedi.

Temizleme kontratı, uzun ve kıvrımlı bir tüp oluşturmak üzere bir araya getirilecek olan 1219200 metre borulardan oluşur. Ne kadar ilginçtir ki, bu borular ve makinenin geneli de plastikten yapılıyor. Hava ile doldurulduklarında, okyanusun yüzeyinde bir kavis ile yüzecekler. Akıntılarla taşındığında toplanan plastik atıkları yakalamak için dev bir yüzer faraş oluşturacak şekilde, aşağıya sarkan naylon eleklere sahip olacaklar.

Balıklar ise, altlarında yüzerek sorunsuz bir şekilde kaçabilecektir. Ocean Cleanup ekibi, sistemin başlangıcını San Francisco Körfezi kıyılarından haftalar içinde başlatmayı, Temmuz ayında çalışmaya başlamayı ve daha sonra genişletmeyi hedefliyor. Her biri uçtan uca bir mil uzanan 60 dev yüzen kepçe almayı planlıyorlar. Tekneler altı ila sekiz haftada bir enkaz toplamak için dışarı çıkacaklar.

 

Slat 16 yaşındayken ve Yunanistan’da dalış yaptığı dönemde hala okuldaydı ve ilk önce denize atılan plastik miktarını gördü: “Aşağıda balıktan daha çok çanta vardı” diye belirtiyor. İki yıl sonra bir çözüm bulup, altı ay sonra üniversiteden ayrılıyor ve The Ocean Cleanup’ı şirket olarak kuruyor. 1,57 milyon sterlini, bir kitlesel fonlama kampanyası ile toplamayı başarıyor. Ardından toplamı 28,56 milyon sterline varan yatırımın ile beraber, şirketine araştırmacılar ve mühendisler olmak üzere 65 ücretli personeli dahil ediyor. 23 yaşındaki Slat, kıyıya çıkan ilk plastiğin önemli bir kilometre taşı olacağını söylüyor.

“Biz bir insanlık olarak bu sorunu yarattık, bu yüzden sorunu çözmeye yardım etmenin de bizim sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum” diyor. ABD’nin ticari web sitesi Fast Company’ye şu demeçleri verdi: “Plastiklerin çoğu parçalanmamışken işe başlamamız gerekiyor. Aksi halde bu da önümüzdeki birkaç on yılda, toplaması zorlayacak olan mikroplastik miktarının on kat veya 100 kat olabileceği anlamına geliyor. Geç kalmış görünsek de, daha her şey yeni başlıyor.” diyor.

PAYLAŞ