PLASTİK ATIKLARDAN YÜZEN PARK

Peki, toplumsal yaklaşımlar pratikte nasıl çalışır?

Her dakikada bir plastik atık kamyonunun eşdeğeri kadar plastik tüketiciler tarafından okyanusa atılıyor, fakat ya denize açılmadan önce yakalanıp çıkarılabilirse? “Geri Dönüşümlü Park Projesi” adı verilen bu çözümlerden biri kelimenin tam anlamı ile yüzüyor. Son beş yılda geliştirilen fikir plastik atıkları adalara dönüştürmek.

“Geri Dönüşümlü Ada Vakf”ı ve “Whim Mimarlık” firması, Rotterdam’ın Yeni Meuse nehrinde Kuzey Denizi’ne girmeden önce plastik atıkları toplamak amacıyla 2014 yılında Geri Dönüşümlü Park Projesi’ni başlattı. Ağlar bağlı üç adet yüzen atık tuzağı suda atık toplarken, gönüllüler nehir kıyısını süpürürler. Alınan plastik atıklar, nehrin içinde yüzen bir ada parkı inşa etmek için kullanılan altıgen yapı bloklarına dönüştürülür. Park topluma açık bitkiler ve banklar ile dolu olmakla beraber, insanlara şehrin göbeğinde eğlenmeleri için yeni bir yeşil yaşam alanı sunuyor.

Temmuz 2018’de 140 metrekarelik bir prototip halka açıldı. En az 190 metrekarelik bir ada oluşturarak nehre beş plastik atık tuzağı eklenebileceği umuluyordu. İstenen verim yakalanırsa, Endonezya’da araştırmaları devam etmekte olan bu etkinliğin, dünya çapında benzeri adalar inşa etmek mümkün olacak. Meuse Nehri, kıyısındaki yüksek dalgalanmadan sonra ortaya çıkan çok büyük miktarlarda plastik atıklar içermektedir. Nehirdeki plastiği kaldırarak, Kuzey Denizi’nden çıkarmanın daha maliyetli ve zor işlerinden kaçınılır böylece.

Ancak, belirgin faydalara rağmen, nehirden plastik atıkların alınması teknik olarak yasaktır. Yeni Meuse Nehrindeki atıklar yasal olarak hala kimler attıysa olanlara aittir. Çünkü AB yasaları, atığın terk edilemeyebileceğini ve çöp atmanın bir tür terkedilme şekli olduğunu belirtir. Bu nedenle, bu atığın teoride alınması ve kullanılması, en son sahibinden çalmak demektir. Ne kadar gereksiz ve saçma bir yasa değil mi? Ancak çöpün kime ait olduğunu tanımlamanın bir yolu ve mülkiyeti tanımlamanın hiçbir yolu olmadığından, herkesin nehirlerde plastik atık kullanması sosyal olarak kabul ediliyor.

Plastik Atıklara Ortak Yaklaşım

Daha fazla yeniden kullanımı ve geri dönüşümü teşvik etmek için, atıkları ortak mülkümüz olarak kabul etmeye başlamamız gerekir. Toplumsal bir yaklaşım olarak, atık için sorumluluk duygusunu teşvik eder ve böylece topluluğun, yüzen park gibi herhangi bir çözümden faydalanmasını sağlayabiliriz.

Peki, toplumsal yaklaşımlar pratikte nasıl çalışır? Atığın ortak mülkiyet haline geldiği net bir şekilde kabul görmelidir. Bu örnekte insanların, belirli kutulardaki içerikleri alması ve kullanması için ücretsiz hale getirmek olabilir. İngiltere’deki haneler için, bir çöp kutusunun içeriği yerel makamlarca kaldırılıncaya kadar haneye aittir.

 

Atık yönetimi hizmetlerinin çalışanları da dahil olmak üzere, toplama sırasında veya sonrasında başkalarının kullanması uygun görülmez. Yasal davaların birinde, bir kurumun atık yönetimi çalışanları görevleri sırasında toplanan depolardan mal çalmaktan mahkûm edilmişti. Atık toplandıktan sonra, atık yönetiminden sorumlu yerel makamın mülkü olur. Topluluk çöp konteynerleri, içeriğin topluluk içinde kalmasını gerektiren kurallarla birleştirildiğinde ek bir avantaj sağlar. Yerel çöplükler zaten var, ancak bu atığın çoğu şu anda depolama için başka yere götürülüyor veya başka ülkelere ihraç ediliyor.

En azından bir miktar atığın oluşturulduğu topluluklarda kalıcı olarak kalması durumunda, insanlar ürettikleri çok büyük miktarda atıkla karşı karşıya kalacak ve daha az üretmenin faydalarını görebileceklerdi. Mevcut atık özelleştirme sistemi, kirlilik krizini engellemekte başarısız olmakla birlikte, ortak bir yaklaşımla, insanlar kendilerine ait yaratıcı çözümler başlatma hakkına sahip olacaklardır.

Kaynak: https://www.independent.co.uk/news/science/plastic-pollution-waste-floating-parks-islands-rotterdam-project-netherlands-a8716941.html

PAYLAŞ