Acil Durumda Değil Her Zaman Pişirin

Dünyayı bir anda saran ve bizleri eve hapseden Koronavirüs, gıda ve hijyen ürünlerinin bir anda zor ulaşılmasına veya tükenmesine sebep oldu. Ülkelerin milli gelirleri, güçleri veya entelektüel seviyeleri insanların panikle marketlere koşmasına, rafları boşaltmasına ve bencilce alış veriş yapmalarını engelleyemedi.

Acil Durumda Değil Her Zaman Pişirin

Dünyayı bir anda saran ve bizleri eve hapseden Koronavirüs, gıda ve hijyen ürünlerinin bir anda zor ulaşılmasına veya tükenmesine sebep oldu. Ülkelerin milli gelirleri, güçleri veya entelektüel seviyeleri insanların panikle marketlere koşmasına, rafları boşaltmasına ve bencilce alış veriş yapmalarını engelleyemedi. Sonuçta insan oğlu vahşi bir yaratık, güdüleri olan bir canlı. Aç kalma korkusu ile İtalyan pastaları hariç pek yüzüne bakılmayan normalde değeri olmayan makarnalar en kıymetli gıda haline gelerek yok sattı. Neden mi? Sebebi sizlerin de tahmin edeceği gibi çok basit kolay pişirilmesi ve kolay muhafaza edilebilmesi. Peki insanın beslenmesi, ihtiyaç duyduğu besinleri alması ve sağlıklı olması için makarna yeterlimi? Tabii ki hayır ve bu zor dönemde imdadımıza dondurulmuş gıdalar yetişti.

 

Orta Çağ’ dan 1929 yılında kadar yiyeceklerin saklanması ve korunması geleneksel yöntemler ile yapılmaktaydı. Orta Çağ’da yiyecekleri saklama ve koruma yöntemleri hemen hemen antik dönemlerde olduğu gibiydi. 19. yüzyılın başlarında konserveleme yöntemi bulunana kadar da çok büyük bir değişiklik göstermedi. Kullanılan en kolay ve yaygın yöntem, yiyecekleri nemini yitirmesi için ısıya ya da rüzgâra maruz bırakmaktı. Bu yöntemle, yiyecekler üzerinde bulunan su mikroorganizmaları yok edilir, bunun sonucunda da tahıllardan et türlerine her türlü besinin dayanıklılık süresi uzatılabilirdi. Sıcak iklimlerin hâkim olduğu bölgelerde yiyeceği doğrudan güneş ışığına bırakmakla da yapılırdı. Soğuk bölgelerde ise başta tuzsuz balıklar olmak üzere besinler güçlü rüzgârlara bırakılır, sıcak ocaklara atılır ve mahzenlerde, tavan aralarında ve hatta oturma odalarında bile saklanabilirdi. Dondurma yöntemlerinin mucidi olan Clarence Birdseye, ilk olarak 1912 ve 1916’da Labrador’a kürk tutuş seferleri sırasında yiyeceklerin dondurulmasıyla ilgilenmeye başladı. Yerlilerin gıdaları korumak için doğal dondurma kullandıklarını gördü. İzlanda Su Ürünleri Komisyonu, sanayide inovasyonu başlatmak için 1934 yılında kuruldu ve balıkçıların avlarını çabuk dondurmaya başlaması için cesaretlendirdi. Dondurulmuş gıda deniz ürünleri, et, süt ürünleri, balık, meyve, sebze, püre, meyve suyu konsantresi gibi ürünlerin dondurulma ve daha uzun süre saklama yöntemidir. Donma işlemi, kalan nemi buza çevirerek, çoğu bakteri türünün çoğalmasını engelleyerek ayrışmayı yavaşlatır. Gıda endüstrisinde iki süreç vardır: mekanik ve kriyojenik (veya flaş dondurma). Donma kinetiği, gıda kalitesini ve dokusunu korumak için önemlidir. Daha hızlı dondurma, daha küçük buz kristalleri üretir ve hücresel yapıyı korur. Kriyojenik dondurma, 196 °C (−320 °F) düşük nitrojen sıcaklığı nedeniyle mevcut en hızlı dondurma teknolojisidir. Ev tipi mutfaklarda modern zamanlarda yemeklerin muhafaza edilmesi, ev tipi buzdolabı dondurucular kullanılarak sağlanır.

Dondurulmuş gıda ambalajı, dolum, sızdırmazlık, donma, depolama, nakliye, çözdürme ve sık sık pişirme sırasında bütünlüğünü korumalıdır. Donmuş yiyeceklerin bir mikrodalga fırında pişirildiği gibi, üreticiler doğrudan dondurucudan mikrodalgaya gidebilen ambalajlar geliştirdiler. 1974 yılında ilk diferansiyel ısıtma kabı (DHC) tanıtıltı. Bir DHC, dondurulmuş gıdaların doğru miktarda ısı almasını sağlamak için tasarlanmış bir metal kılıfıdır. Manşonun etrafında çeşitli büyüklükteki delikler konumlandırılmıştır. Tüketici, dondurulmuş yemeği en çok ihtiyaç duyulan sıcaklığa göre kovanın içine koyardı. Bugün dondurulmuş gıdaların paketlenmesi için birçok seçenek var. Kutular, kartonlar, torbalar, poşetler, poşet torbalar, kapaklı tepsiler ve tavalar, kristalize PET tepsiler, kompozit ve plastik kutular tercih edilebilir ambalaj türleridir. Plastik kutular ve poşetler maliyetlerinin ucuz olması, ısıyı iletmemeleri ve nemlenmemeleri sebebi ile en çok tercih edilen hatta tek tercih edilen ambalaj türüdür.

 

Türkiye’de 25 yıl önce başlayan dondurulmuş gıda üretimi hızlı bir artış göstermekte olup, mevcut sanayi tesislerinin önemli bir bölümü teknolojik bakımdan batı ülkelerinin tesisleri ile rekabet edebilecek standartlarındadır.

PAYLAŞ