BOZUKLUĞUN VAR MI?

Geri dönüşüm pandemi süresince pek unutuldu aslında. Unutulacak veya uyutulacak bir konu değil aslında. Sürdürülebilirlik ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakmak adına hep gündemde olması gereken bir konu hatta bir vizyon meselesi.

Geri dönüşüm pandemi süresince pek unutuldu aslında. Unutulacak veya uyutulacak bir konu değil aslında. Sürdürülebilirlik ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakmak adına hep gündemde olması gereken bir konu hatta bir vizyon meselesi.

 

Bu vizyona sahip olanlar elbette geleceği yönetecek olanlardır. Süper marketler, zincir mağazalar her geçen gün yeni bir geri dönüşüm projesi sahneye çıkıyorlar. Mağaza girişlerinde yerleştirdikleri geri dönüşüm otomatları ile alış veriş arabaları için bozukluk sağlıyorlar. İşlem çok basit ve pratik. Alış veriş arabası almak için elinizi cebinize götürüyorsunuz hay Allah bozukluk yok… İki seçeneğiniz var tabii ki. Birincisi para bozdurmak ama can sıkıcı bir konu. Bir anda cebinizde bir sürü bozukluk ve ağırlık. İkinci seçeneğiniz ise yanınızda getireceğiniz plastik şişeler. Sesinizi duyar gibiyim; plastik şişeleri yanımıza almayı hatırlıyorsak bozukluk ta alırız. Konu bozukluk değil elbette, konu geleceğimiz. Alış verişe çıkmadan önce hazırlayacağımız plastik şişeleri, alış verişe başlamadan önce geri dönüşüm otomatına atıyoruz ve hoop alış veriş arabası için bozukluk hazır hem de geleceği koruyarak, plastik şişeleri geri dönüşüme göndererek… bundan daha büyük mutluluk daha sorumluluk bilinci ile yüklü bir hareket olabilir mi?

Süper marketler ve zincir mağazalarda yer alan bu geri dönüşüm otomatları, dünyada yeni değil evet ancak ülkemizde yavaş yavaş her yerde her mağaza girişinde yer alması memnuniyet verici. Üstelik bu geri dönüşüm otomatları bir kamu kuruluşu ile sağlanmıyor, markaların tamamıyla kendi teşebbüs ve yatırımları. Demek ki ben ne yapabilirim dememeli. Bireysel ve kurumsal olarak geri dönüşüm için bir çok şey yapabilirsiniz. Ufak bir kar tanesi bir anda dev bir kartopuna ve kısa sürede dev bir çığ haline, geri dönüşüm hareketine dönüşebilir ve dönüşüyor. Senaryo aslında kısa ve öz. Bir marka bir otomat koyar ve her birey plastik şişelerini oraya atar. İki kısa ve öz, anlamlı ve faydalı hareket.

 

3R prensibi; Reduse, Reuse ve Recycling yani tüketimini azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür. Tüketimi azaltmak belli derecede zor olabilir belki ancak yeniden kullanmak ve geri dönüştürmek tamamıyla bir performans. Bu performansı sergilemek tamamıyla sizin elinizde. Almanya’ da pet şişelerin yüzde 93,6’sı geri dönüştürülüyor ve yüzde 32,1 yeni Pet şişelerin üretimi dönüştürülen bu hammaddeler ile yapılmaktadır. Bu muazzam bir rakam. Bunu dünya genelinde başarmak zor olmamalı. Çevre için katkısı bir yana ekonomi için katkısı, istihdam için katkısı paha biçilemez. 150 Milyon TL, 150 Milyon Dolar, 150 Milyar Euro kar taneleri birleşmeye başladı bile… Sende bir kar tanesi ol! Sende bir pet şişeyi geri dönüşüm otomatına at! Sende dünyayı koruyan bir süper kahraman ol!

 

Bu arada unutmadan bozukluğun varmı?

 

PAYLAŞ