SİSLENDİ GÖZLER

Keyifli bir araba yolculuğunda hafif bir müzik eşliğinde yol alırken birden yorgunluk düşer gözlere...

SİSLENDİ GÖZLER

 

Keyifli bir araba yolculuğunda hafif bir müzik eşliğinde yol alırken birden yorgunluk düşer gözlere, sislenir etraf. Bir mola vermek zamanı geldi sanırım derken bir de müziğin etkisinden sıyrılarak etrafa dikkatlice bakınca, gözlerimize düşen yorgunluk değilmiş meğer.

 

Sis, yatay görüş mesafesini 1 km’nin altına düşüren bir hava olayıdır. Stratüs bulutlarının yerde veya yere yakın seviyede oluşması olarak da bilinir. Hava içindeki su buharının yoğuşması veya donarak kristalleşmesi sonucu ortaya çıkan çok küçük su damlacıkları veya buz kristallerinden meydana gelir. Görüşü fazla düşürmeyen hafif sise pus denir. Sisin içinde çisenti biçiminde çok hafif yağış olabilir. Güneşe engel olduğu için gündüz sıcaklıklarının artmasını engeller; deniz, kara ve hava ulaşımını büyük ölçüde olumsuz etkileyebilse de estetik görünüm sağlayabilir ve zirai açıdan faydalıdır.

 

 

Sis sadece görüş mesafesini azaltmakla kalmaz aynı zamanda kaygan zemine de neden olur. Bu nedenle sürücülerin fren mesafesinin uzayacağını bilerek araba kullanması çok önemlidir. Sisli havalarda görüş mesafesine uygun bir hızla seyahat etmek gerekmektedir. Yol üzerinde izin verilen hız limiti değil sürücünün kendi görüş alanının müsaade ettiği mesafe bir sınır olmalıdır. Sürüş esnasında önünüzde yer alan araç değil yol çizgileri ve yol işaretleri referans alınmalıdır. Sisli havada diğer sürücülerin reflekslerine güvenilmemelidir. Sisli havalarda mümkünse hiç şerit değiştirilmemeli, ancak seyir halinde şerit değiştirilecekse de çok dikkatli olunmalıdır. Bu noktada görüş alanının azalması nedeniyle araba camları açık bir şekilde seyahat etmek en makulüdür. Bu sayede etraftaki araçların kendisi görülmese bile sesinden aracı fark etmek mümkün olur.

 

Sis farları mutlaka kullanılmalıdır. Dörtlü ikaz lambalarını hareket halinde yakmamak gerekir. Uzun farları yakmak ise mantıklı bir çözüm gibi görünse de aslında çok yanlış bir uygulamadır. Uzun farlar görüş alanında bir duvar etkisi yaratır ve daha az görünürlüğe neden olur. Sisin her şeyden önce sürüş güvenliğini olumsuz etkileyen bir hava koşulu olduğuna dikkat edilmeli, ancak sisin kendi başına bir kaza nedeni olarak kabul edilemeyeceği de unutulmamalı. Doğru önlemler alınırsa siste araç kullanmak son derece rahattır.

 

Şimdi gelelim asıl meseleye. Araçlarda bulunan plastikten üretilmiş dizaynı oldukça güzel olan ön ve arka sis farlarının bir görevi vardır. Yukarı da anlatıldığı gibi sisli havalarda kullanılmak üzere araca monte edilmişlerdir. Hava atılmak için değil. Yasalarda sisli olmayan havalarda kullanılması durumunda ne kadar da yaptırımı olsa da o ceza uygulana kadar çoktan iş işten geçmiş olabilir. Nasıl mı?

 

Sisli olmayan havalarda yaktığınız sis farları sebebi ile arkanızda ve önünüzde seyir halinde olan sürücünün dikkati dağılabilir veya gözleri kamaşabilir. Bunun sonucunda maddi hasarlı veya yaralanmalı hatta ölümlü bir kaza gerçekleşebilir. Kaza yapan sürücü hayatını kaybederken siz havalı havalı hiçbir şeyin farkında olmadan yolunuzda ilerleyemeye devam edebilirsiniz. Ama unutmayın bir gün sizin de gözleriniz sislenebilir ama sisten değil…

 

PAYLAŞ