TAM DOKSANA

Sıradan ve hayatın içinde olan, farkında varamadığımız belki de sıkıldığımız, zamana zaman ertelediğimiz o kadar çok şey var ki…

TAM DOKSANA

 

Sıradan ve hayatın içinde olan, farkında varamadığımız belki de sıkıldığımız, zamana zaman ertelediğimiz o kadar çok şey var ki… pandemi bu sıradan ve hayatın içinde olan birçok şeyi bize o kadar çok özlettirdi ve farkına vardırdı ki sayfalarca yazsak bitmez!

Her an ve her ihtiyaç duyduğumuzu berbere gitmek veya kuaförde fön çektirmek özlenir mi? Çok ama çok özledik değil mi? Hatta bunun bir lüks değil bir gereksinim olduğunu hepimiz mağara insanlarına döndüğümüzde anladık sanırım.  Uzun uzun süren iş yemekleri veya iki dakikada tükettiğimiz ekmek arası lezzetler özlenir mi? Özledik hem de çok… Nasıl özlenmez? Evde hepimiz ekmek yapmaya, farklı farklı lezzetler yapmaya başladık ama çok hem de çok yorulduk. Birileri bize yemek pişirsin bulaşığı yıkasın istedik.

 

 

Sinemalar, tiyatrolar, geziler, toplantılar diye liste gidiyor özlenenler sohbetlerinde. Bu özlenenler arasında öyle bir tane var ki özleyen delicesine beklerken bazılarının hiç umurunda bile değil. Maçlardan bahsediyoruz… taraftarı olduğumuz takımın formasını giyip stada gitmek, delicesine takımımızı desteklemek, galibiyetleri ile her şeyi unutmayı, malubiyetleri ile hayata küsmeyi çok ama çok özledi bazılarımız!

Futbolu özlemek sadece bir duygu değildir aslında futbolu özleyen büyük bir sektör mevcut. Federasyonlar, kulüpler, yöneticiler, teknik direktörler, futbolcular, malzemeciler, forma üretenler, hoteller, uçak firmaları, yiyecek ve içecek firmaları, hastaneler, taraftarlar… futbolu özleyen çok ama çok…

Pandemi sebebi ile bir kulüp dünyanın gelmiş geçmiş belki de en iyi futbolcusunu serbest bırakmak zorunda kalıyor. Düşünsenize en iyi futbolcu! Herkesin aklına Messi namıdiğer Leo gelmiştir diye düşünüyoruz. Peki pandemi ne yaptı bu futbola da Messi gitmek zorunda kaldı?

 

 

Cevabı çok basit; pandemi futbolun para kazanmasını engelledi. Taraftar forma almadı veya alamadı, stada gidemedi ve dolayısıyla bilet alamadı, stada girip yiyecek almadı, bir şeyler içmedi diye liste uzun uzuna gidiyor. Ancak bu sektörel çıkmaz ve duygusal buhran artık sonra erdi. Maçlar kısmi seyircili de olsa başladı. Taraftar sesleri statları inletmeye başladı. 

Taraftar statta ise yiyecek içecek firmaları mutlu demektir. Ancak yiyecek içecek firmaları taraftarları daha da nasıl mutlu edebiliriz, bu sıcak aylarda onları daha fazla nasıl memnun edebiliriz diye düşünmeye başladılar. Cevabı bulmak çok ta uzun olmadı plastik sayesinde.  Yiyecek içecek bankoları özel plastik malzemeler ile statlarda yenilendi. Yenilenen yiyecek içecek alanları statlarda konforu artırmak ile kalmadı, uzun vade de yaşanan paslanma ve eksimeler de ortadan kalkmış oldu. Aynı zamanda özel yapısı sebebi yiyecek içecek bankoları ile yiyecek ve içecekler doğal ısılarını da daha uzun süre muhafaza edebilir duruma geldi. Döner artık çok daha uzun süre sıcak, soda ise çok daha uzun süre soğuk. Tam doksana bir gol olmuş doğrusu. Taraftarlar artık çok daha mutlu. Bu sıcak aylarda ısınmayan soğuk içecekler maç keyfini daha da artırıyor doğuruşu. Geriye tek bir şey kalıyor takımın kazanması. Statlar plastik ile kazandı bile…

 

 

BAS PEDALA

Sıradan ve hayatın içinde olan, farkında varamadığımız belki de sıkıldığımız, zamana zaman ertelediğimiz o kadar çok şey var ki…
PAYLAŞ