YÜRÜYEN HASTANE

Pandemi ile birlikte unutulan sağlık hayatımızın merkezine adeta bir fil gibi oturdu ve ağrılığını her geçen gün daha da hisseder olduk.

 

Pandemi ile birlikte unutulan sağlık hayatımızın merkezine adeta bir fil gibi oturdu ve ağrılığını her geçen gün daha da hisseder olduk. Para kazanmak için sağlığımızı harcadık, sağlığımızı kazanmak için şimdi de paramızı harcıyoruz sözü çok eskilerde kaldı. Eskilerde kaldı çünkü günümüzde sağlık zamanla yitirdiğimiz bir değer değil artık, doğar doğmaz sağlık sektörünün içinde buluyoruz kendimizi.

 

 

Çevre etkileri, üretim etkileri, doğal etkiler, bilinçsizlik gibi bir çok faktör erken yaşta sağlık sorunları ile karşılaşmamıza sebep oluyor. 80-90 kuşağının Çernobil ile mücadelesi mi dersiniz, ticari kaygılar ile üretilen ve denetimsiz tüketilen doğal olmayan gıdalar mı dersiniz, genetik problemler mi dersiniz…Ne dersiniz bilmiyoruz ama yeni doğan bir bebekte böbrek taşı, henüz ergenliğinde diyabet teşhisi konulan gençler, henüz kırkına gelmeden yakın gözlüğü kullanan yetişkinler, emekliliğinde damar hastalıkları ile mücadele eden yaşlılarımız her geçen gün artmakta ve bu haberleri doğal karşılar durumdayız sanki. Pandemi büyük bir ders büyük bir bilinç kazanma dönemi aslında.

Spor yapmayı, sağlıklı beslenmeyi, hatta ve hatta ellerimizi yıkamayı bile hatırlattı pandemi bizlere. Yetti mi peki yetmedi elbette!!! Kalp atışımızı takip eden saatler, adımlarımızı sayan akıllı tabletler, uyku kalitemizi ölçen uygulamalar bir anda hayatımıza hızlı bir giriş yaptılar. Giyilebilir sağlık ürünleri hemen hemen herkesin tercihi. Yürüyen bir hastane olduk bir anda. Peki nedir bu giyilebilir sağlık ürünleri?

 

Giyilebilir tıbbi cihaz şirketleri sağlık hizmetlerini dönüştürmekte kararlı gibi gözüküyorlar. Sadece aksesuarlardan çok daha fazlası olan giyilebilir tıbbi cihazlar, hastalıklarını teşhis etmek, tedavi etmek ve izlemek için artan sayıda hasta tarafından kullanılmaktadır. Mordor Intelligence tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2019’da 27,91 milyar ABD Doları değerinde olan giyilebilir tıbbi cihazlar pazarının 2025 yılına kadar 74,03 milyar ABD Dolarına ulaşması ve 2020 ile 2025 arasındaki tahmin döneminde % 17,65’lik bir YBBO sergileyeceği tahmin ediliyor . Giyilebilir tıbbi cihazların geliştirilmesi ve kullanımına yönelik eğilim son birkaç yılda önem kazandı ve tüm kaynaklar, giyilebilir teknolojiye olan talebin zamanla artacağını gösteriyor. Giyilebilir tıbbi cihazların popülaritesinin artmasına yol açan pek çok eğilim vardır, ancak en önemlilerinden biri giyilebilir teknolojinin çeşitli koşulların sürekli izlenmesini sağlayarak hastanın yaşam kalitesini iyileştirmesine yardımcı olabilmesidir. Hem kullanıcılar hem de doktorlar, artan trendi giyilebilir cihazlara doğru yönlendiriyor. Hekim tarafından bakıldığında, eğilimler COVID-19 salgını sırasında hastaları kişiselleştirilmiş, önleyici ve uzaktan bakım kullanarak tedavi etmenin yanı sıra büyük veriyi de içeriyor. Yakın zamanda FDA tarafından, diyabetli 4 yaş ve üstü yetişkinler ve çocuklar için entegre bir sürekli glikoz izleme (iCGM) sistemi olarak onaylandı. Şirket, her dakika glikoz seviyelerini ölçen isteğe bağlı gerçek zamanlı alarmlara sahip tek iCGM sistemi olduğunu söylüyor. Sensör, 14 güne kadar üst kolun arkasına takılır ve elde tutulan bir okuyucu kullanılarak yapılan bir saniyelik taramayla kullanıcılar glikoz okumalarını, trend oklarını ve sekiz saatlik geçmişini görebilirler.

 

 

BAS PEDALA

Pandemi ile birlikte unutulan sağlık hayatımızın merkezine adeta bir fil gibi oturdu ve ağrılığını her geçen gün daha da hisseder olduk.
PAYLAŞ